Sütlü Çay Üzerine Bazı Mülahazalar
Sütlü Çay Üzerine Bazı Mülahazalar Evde oturuyorsunuzdur, yapacak işiniz yoktur. Buraya kadar güzel. Sonra kapı çalar. Tak tak. Kalkıp açmaya üşenirsiniz. Tak tak. Kapı habire çalınıyordur. Mecburen kalkıp ilk kimin aklına geldiği merak konusu olan delikten bakarsınız. Gelen can sıkıntısıdır. Sanki kapı hiç çalınmamış gibi yerinize dönüp pineklemeye devam edersiniz. Ama kapı çalmaya devam eder. Tak tak, tak tak. Ne kadar direnebileceğiniz size kalmıştır. Ben çok direnemedim ve kapıyı açtım. Zümrüt rengi koltukta ben oturuyorum. Hardal rengi koltukta can sıkıntısı oturuyor. Dizlerine kan kırmızısı şönil bir battaniye örtmüş. Yün kaşındırıyormuş, öyle dedi. Tabloya bir de şömine eklemek isterdim ama onun vazifesini gören bir elektrikli sobamız var. Soba son ayarda çalışıyor, misafirim kat kay giyinmiş zaten, yün nerene değecek de kaşındıracak diyemedim. Kaprislidir bilirsiniz. Ne ikram edeyim dediysem de beğendiremedim. En son gel sütlü çay içelim dedim. Mırın kırın etse de kabul etti. Hayatımda hiç sütlü çay içmediğimi belirtmeliyim önce. Normal çayımı demledim. Sonra iki büyük fincana, kafama göre dem koydum. Üstüne de dolaptan çıkardığım sütü ekleyiverdim, karıştırdım. Rengi şu hazır, suyla hazırlanan kahveler gibi oldu. Kurabiyeyle beraber servis ettim can sıkıntısına. Can sıkıntısı fincanı sanki bir İngiliz hanımefendisiymiş gibi tuttu. Suratını buruşturdu. Dikkatle bir yudum içti. Sanırım geri püskürtmek istedi ama bunun hanımefendiliğine yakışmayacağını düşündüğünden vazgeçip yuttu. Suratı buruşturulmuş broşür gibiydi yutarken. Ben de sessizce bir yudum aldım. O kadar da kötü değildi yav ama can sıkıntısı ağzını açmadan duramazdı. Sanki yıllardır sütlü çay içermiş gibi konuşmaya başladı. "Zaten daha sunuşundan belliydi berbat olduğu. Kahvaltılık gevrek mi de bu soğuk sütü boca ettin? Hadi süt soğuk, çayın acısına ne demeli. Earl Grey bile mi yoktu evde? Böyle acı çaya istersen bal ekle, hiçbir şeye benzemez." Dinlemeyi daha ilk cümleden bıraktığım için sorularına cevap vermedim, zaten cevap da beklemiyordu. Dünyaya şikayet etmeye geldiğinden, en sevdiği etkinliği bölersem daha çok şikayet ederdi. Ben hiç umursamadan çayı yudumlamaya devam ettim. Can sıkıntısı söylene söylene kurabiyeye uzandı. Bir ısırık aldı, çiğnerken yüzü neon tabelalar gibiydi. Aha dedim, onu yutunca bir bombardıman daha geliyor. Öyle de oldu. Kurabiyeye dalıp şeker yerine tuz koymuşum. Ne olmuş yani, tuzlu da yenir, dua etsin karabiber falan koymamışım. Sonuç olarak can sıkıntısı söylene söylene çıktı gitti. Uzun süre uğramaz diye düşünüyorum. Aman uğramasın. Acı sütlü çayımla, tuzlu kurabiyemi yer, kulağımda Rupa ile huzuru adımlarım. Bana Rupa'yı tanıtan Elegy'nin katkılarıyla... https://open.spotify.com/track/6ulHOQA15vurixmkBjScC2?si=dN-se1JXQ9alMIKOy54UhA Manga Adı Bölüm Çevirmen Editör Temizleme Arrogant CEO: Wife Hunter 35 Sumire Luka (ArazNovel) Charlotte Has Five Disciples 1 YENİ SERİ Farrelleda Hayal Frau Faust 15 GÜNCEL Baksi55 Psykhe My Giant Nerd Boyfriend 326-330 Sumire Sumire Friolero Phantasmal Tale Under the Moonlight 62-65 Mayu Farrelleda Real 23 Sumire Eva Sugar★Soldier 32 Sakata-Mayu Psykhe unOrdinary 155-155.5 Sezon Finali Mayu Hayal
devamını oku 
Üniversiteli Fuwa Günceli
Herkese merhaba, ben Fuwa Fuwa! Asla yazamadığım güncelimle karşınızdayım. 59 RK ile Kilyos yollarında güncel yazmak zor bir süreç hatta şimdiden midem bulanıyor ama başka zamana erteleyip durmam da Sumi'm için zor olacak :D (sanki yeterince geç vermemiş gibi) Daha yurttaki ilk günümde oda arkadaşlarımla 8 kişi 1 tuvaleti temizlemeye giriştiğimizden üniversiteye karşı hiçbir ümidim yoktu. Medeniyetten uzak olduğumuz için markete bile otobüsle gitmemiz adeta bir ağlama sebebiydi. Üstelik pek çok kulübe katılmaya çalıştığımdan otobüste geçmeyen günümün olmadığını da belirteyim :') Daha geçen gece canımız dehşet çikolata istediğinde çikolata bitmişti ve arkadaşlarım için yan odadan çikolata aldım. Resmen bütün herkes birbirine muhtaç kampüsümüzde… Yokluk da eğlenceli tabi ama bir yere kadar :') Neyse ki değişik skiller geliştirip buzdolabımızı tamamen ihtiyaçlarımız doğrultusunda düzenleyebiliyoruz artık. Geldiğimden bu yana üç kez deprem atlattığımı söylemiş miydim? Hele ki bir tanesi öyle bir salladı ki arkadaşım gece yurtta uyumaya korktu ve biz de çimlerde uyuduk. Aaa ne tatlı çimler deniz manzarası falan diye düşünüyorsunuz ama olay orada da bitmedi. Gece 4'te açılan fıskiyeler ile sırılsıklam olduk ve arkadaşımı sakinleştiremediğimden yurt girişinde yerde yattık. (oradan kaçmamızın daha kolay olduğunu söyledi) Halimize acıyan temizlikçi ablalar her seferinde ah bu yavruların da ailesi yanında yok gibi konuşmalarda bulunuyorlar. (o kadar içler acısı görünüyor muyuz bilmiyorum) Yaklaşık bir hafta önce de, sahilde yürüdükten sonra yurda giderken telefonumu düşürdüğümü fark ettim, zifiri karanlıkta bir arkadaşımın sürekli araması ve diğer arkadaşımın da ışık tutması (mecazi değil gerçek) sonucunda telefonumu bulabildik ama maalesef ki artık kulaklık girişinde asla çıkmayan kumlar var. Bildiğiniz müziksiz otobüs yolculuğu geçirmeye mahkumum :< Daha anlatacak pek çok şey var tabi ki mesela geçen gün 2 dakikalık yadyök yolunu rüzgar beni geriye ittiğinden 10 dakikada gitmiştim. Okulumuz galiba esas kampüse geçmeden önce üzerimizde ufak çaplı bir açlık oyunları gerçekleştiriyor ki dayanıklılar devam etsin :D İşin güzel olan kısmı ise bu sayede oluşan sıkı dostluklar, kızıyorum gülüyorum ama bu senemi çok arayacağım sanırım. BUOK'daki sabahlamalar olsun, boşboş takılmacalar olsun, Lazy'deki tıkınmacalar olsun hepsinin ayrı bir güzelliği var. Buradan üniversitelilere sesleniyorum, hangi koşulda olursanız olun, doğru arkadaşlarla her şey çok daha güzel ve lise sonlara tavsiyem ise çok çalışmaları. Buraya size tatlı bir manzara bırakayım, okula isyan ederken aniden gördüğümüz güzellikler bizi bağlıyor sanırım ♡ Manga Adı Bölüm Çevirmen Editör Temizleme Akatsuki no Yona 180 Sumire Eva Arrogant CEO: Wife Hunter 34 Sumire Luka (ArazNovel) CARL 19 Suga Sumire My Giant Nerd Boyfriend 325 Sumire Sumire Friolero Pesu on My Head Oneshot Araftayaşayan Saitō Hajime Poker Face Cross-dresser 4-7 GÜNCEL Sumire Friolero Safely Endangered 200-220 Sumire Friolero Trump 58-59 Ki'zu Hayal
devamını oku 
Mayu’dan Günceli Yazmayı Unuttum Günceli
Merhaba arkadaşlar. Güncelin adından anlaşıldığı gibi günceli yazmayı unuttum o yüzden bugüne kaldı 😅 Nasılsınız, neler yapıyorsunuz? Uzun süredir süren netsizliğimden sonra okul açıldı ve o kadar yoğunum ki anlatamam 😰 Yazın tam ortasında dış cepheye başladılar ve net kablolarını söküp yeniden hat çektiler ve hala bitiremediler. Yaklaşık 1.5-2 aydır evde internet yok. Ve çeviri deseniz yapamadım bir türlü. Neden? Net yok. Bu Mayu nerde diyorsanız ustaları suçlayın 😣 Sonra okul açıldı yurda geldim net var ne güzel falan diye sevinirken bu sefer de hocalar bize ilk haftadan yığınla ödev verdiler. Onları yapmakla uğraşıyorum. Efendim 2.üniversiteme başlamış bulunuyorum. Şu anda hazırlıktayım. Yeni bir dil öğrendiğim için zorluklarla geçen bir süreç olacak. Ama düzenimi oturttuğumda son hız geleceğim merak etmeyin 😊 Anlayışınız için teşekkürler ve sormak istediğiniz bir şey olursa yorumlara yazın. En kısa sürede cevap vermeye çalışırım~ Çeviri yapmayı ve sizleri hem de grup arkadaşlarımı bile çok özledim ve onlarla bile sohbet edemiyorum 😢 Sizleri çok seviyorum arkadaşlar. 💙💙 Kendinize iyi bakın~~ Güncelde emeği geçen biricik arkadaşlarımın da ellerine sağlık der ve sizleri güncelle baş başa bırakıyorum 😊 Manga Adı Bölüm Çevirmen Editör Arrogant CEO: Wife Hunter 30-33 Sumire Luka (ArazNovel) Dead Dead Demon's Dededededestruction 54-55 Ki'zu Zompir Guomin Laogong Dai Huijia 63-64 Zompir Zompir Safely Endangered 181-199 Sumire Zompir-Hayal Trinity Wonder 64 Ki'zu Zompir Window Beyond Window 31 Fuwa Fuwa Zompir
devamını oku 
Her Şeyi Erteleyen Hayal Günceli
Merhaba sevgili güncel takip eden mavi okurları, ben başlıkta da görüldüğü gibi her şeyi erteleyen Hayal. Şu an bu günceli 19.43’te Sayın Başkanımız Sumire’nin dürtmesiyle yazmaktayım. Aslında güncel için daha farklı fikirlerim olmasına rağmen pek de harekete geçebilmiş değilim. Çünkü güncel yazmak için ayrımam gereken süreyi başka şeylere ayırdım bugün. Günceli de erteleye erteleye son dakikaya sıkıştırarak bu saçma günceli size yazıyorum, aşağıdan direkt bölümlere de atlayabilirsiniz. Son olarak kendimi kısaca şöyle ifade edebilirim; Yapmam gereken şeyleri, vaktim bolken böyle yapıyorum: Vaktim kalmayınca da böyle: #hayalgibiolmayın #işinizivaktindeyapın #ertelemekpişmanlıktır Manga Adı Bölüm Çevirmen Editör Temizleme Arakawa Under the Bridge 245-246 Sumire Eva Arrogant CEO: Wife Hunter 23-29 Sumire Luka (ArazNovel) Dead Dead Demon’s Dededededestruction 53 Ki'zu Zompir Kongou Banchou 68-69 Sumire Eva My Giant Nerd Boyfriend 324 Sumire Sumire Friolero Poker Face Cross-dresser 2-3 Sumire Friolero Rengoku Deadroll 9 GÜNCEL Ki'zu Speedy Tashiro-kun Kimi tte Yatsu wa 2 Fuwa Fuwa Saitō Hajime NightRaid The Two of Them Back Then Oneshot Araftayasayan Saitō Hajime Window Beyond Window 30 Fuwa Fuwa Zompir
devamını oku 
SUGA’NIN SON GÜNCELİ
Merhaba Sevgili Mavi Manga Okuyucuları, Beni tanımayanlar için Akatsuki no Yona, A Hero Can’t Go On A Journey, An Always Available Man, Anata no Kage wo Ou, Birthday of Love, Buzzer Beater, Hajimari No Natsu, Hotel Traffic, Kokoro to Karada no Hazama, Man vs Dog, Musubenai Necktie, Oboreru Hito, She is a Slow Walker, Room to Room, The Goldfish Osushi, Voice of Love, Wind Breaker, Window Beyond Window gibi serilerin editörü, birkaç grupta daha sayısını bilmediğim kadar bölümü olan Emekli Editör’üm. Evet, doğru okudunuz, emekli oluyorum, bu benim son güncelim ☹ Mavi Manga ilk editörlük deneyimi kazandığım yer, 30 gün 30 bölüm misyonu ile başladığım bu yolda bölümler katlandı, çok hoş seriler editledim. Şansımdır ki hep çok iyi çevirmenlerle çalıştım. Bazı seriler yordu ama genel itibari ile bu işten çok zevk aldım. Lafı fazla uzatmayayım. Mavi Manga’da başlayan manga serüvenimi dersler, tez gibi nedenlerle sonlandırıyorum. Bugüne kadar çevirisini editlediğim AnitaBlake’e, Deuce’a, Eternal’a, Freij’e, Fuwa Fuwa’ya, Hiro’ya, Ki’zu’ya, Mayu’ya, Momo’ya, Sachico’ya, Shadowmere’e, Sumire’ye, Talhatistik’e, Tigergirl’e teşekkürlerimi sunuyorum. Serilerimin editinde yardımcı olan emekçi editör arkadaşlara da editörlük gibi meşakkatli bir işi yaparak mangaları okuyucularla buluşturdukları için teşekkürler. Emeklerinize sağlık. Grup arkadaşlarım vakit ayırıp bana veda etmediler ama ben buradan hepsine veda ediyorum. Kendinize iyi bakın. Bugüne kadar serilerimi takip eden, etmeyen tüm okuyuculara teşekkür ediyorum, hayatınızda başarılar. Geheimnis ve Dark_fire’a ise editörlük hayatım boyunca hangi grupta olursam olayım serilerimi takip edip, yorumlarını esirgemedikleri için ayrı bir teşekkür. Yineleyelim, HeForShe kampanyasına desteklerinizi bekliyorum. https://www.heforshe.org/tr Manga Adı Bölüm Çevirmen Editör Temizleme Arrogant Ceo: Wife Hunter 16-22 Sumire Luka (ArazNovel) Ashi-Girl 40-42 Cain Eva Guomin Laogong Dai Huijia 60-62 Zompir Zompir Kongou Banchou 63-67 Baksi55 Eva My Giant Nerd Boyfriend 323 Sumire Sumire Friolero Necromancer 60-61 FİNAL Sumire Zompir Sugar*Soldier 31 Sakata - Mayu Psykhe Wind Breaker 2. Sezon 15 Fuwa Fuwa Speedy Window Beyond Window 27-29 Fuwa Fuwa Zompir Zero Game 16 Sumire Hayal
devamını oku 
Güle Güle Gilbert. Hoşgeldin Saitō Hajime
Herkese Selam bu günceli Pazar günü yazmak isterdim ama  şuan saat 01.18 pazarteziye girdik yani 😂 Artık yeni ismim Saitō Hajime. Neden isim değişikliği oldu çünkü.. İlk ismim buydu ve bu isme geri dönmeye karar verdim :D. Neysemm yeni bir serimiz var yeyeyy. Fuwa ile birlikte yeni bir seri aldık umarım hoşunuza gider :D   Manga Adı Bölüm Çevirmen Editör Temizleme Aharen-san wa Hakarenai 25.5-26 Mayu Friolero Gilbert Arrogant Ceo: Wife Hunter 9-15 Sumire Luka (ArazNovel) Ashi-Girl 37-39 Cain Eva Ghost Teller 41-42 Fuwa Fuwa Friolero Guomin Laogong Dai Huijia 57-59 Zompir Zompir Kami-sama x Ore-sama x Danna-sama 5 GÜNCEL Mayu Psykhe Room to Room 9 Fuwa Fuwa Kim Joon (Evanescocrew) Shimanami Tasogare 8 John Titor Friolero Sumika Sumire 14-15 Cain Eva Tashiro-kun Kimi tte Yatsu wa 1 YENİ SERİ Fuwa Fuwa Saitō Hajime Try! Try! Try! 1-3 Yeni Seri/Final John Titor Gilbert unOrdinary 151-154 Mayu Hayal
devamını oku 
John Titor Günlükleri #3: Yalnızlık
Selamlar herkese, bendeniz John Titor. Yine her zamanki gibi gününüzün içine oturmaya geldim. Bugünkü konumuz benim de başımdan geçen bir fenomen üzerine olacak. Yalnızlık… Herkes zaman zaman kendini yalnız hisseder. Mesela iş için yeni bir şehre taşındığımızda, öğle yemeğinde bizle oturacak kimseyi bulamadığımızda ya da hafta sonunda kimsenin dışarı çıkmak için zamanı olmadığını söylediğinde. Bunlar pekâlâ normal gibi gözükse de bu ara sıra hissettiğimiz fenomen, son birkaç yılda tüm toplum içerisinde kronik bir hal aldı. Türkiye’de üniversite öğrencileri arasında yapılan bir ankette, katılımcıların yaklaşık %60’ı sıklıkla yalnız hissettiklerini belirtmişler. Bu oranın ülke genelinde de aynı civarlarda olduğunu varsayabiliriz. Zira sosyal medyada bu konuda o kadar fazla paylaşım yapılıyor ki tabiri caizse kendinizi bir kara deliğin ortasında hissediyorsunuz. İşin ironik kısmıysa, bu sosyal olması gereken medya sayesinde tarihin gördüğü en iyi iletişim ağına sahip olmamıza rağmen pek çok kişinin kendini son derece yalnız hissediyor oluşu. Öncelikle şunun ayırımını yapmakta fayda var. Yalnız olmak ile tek başına olmak arasında fark vardır. Kendi kendine mutlu olabilen fakat arkadaş çevresiyle geçirdiği her saniyeden nefret eden insanlar olabilir. Yalnızlık ise tamamen öznel bir deneyimdir. Genel kanıya göre yalnızlık, insanlarla nasıl konuşulacağını ya da başkaları etrafında nasıl davranılacağını bilmemekle ilişkilendirilir. Ancak yapılan bir araştırmada yetişkinlerdeki sosyal becerilerin, sosyal ilişkiler kurmakta hiçbir fark yaratmadığı ortaya konulmuştur. Yalnızlık herkesi pençesine alabilir. İstediğiniz kadar güçlü, zengin, güzel, sosyal becerileri yüksek, mükemmel bir insan olun. Ne yazık ki hiçbir şey sizi yalnızlıktan koruyamaz çünkü yalnızlık biyolojinizin bir parçasıdır. Yalnızlık da tıpkı açlık, susuzluk gibi bedensel bir fonksiyondur. Mesela açlık fiziksel ihtiyaçlarınıza odaklanmanızı sağlar. Yalnızlık ise sosyal ihtiyaçlarınıza dikkat çeker. Peki, neden bedenimiz bunu gerek duyar? Sorunun cevabı için biraz geriye, milyonlarca yıl öncesine gitmemiz gerekecek çünkü o zamanlar bedenimizin bu reaksiyonu, hayatta kalmamıza olanak sağlayan en büyük özelliklerimizden biriydi. Doğal seçilim, atalarımızı yaptıkları işbirliği ve birbirleriyle etkileşime geçmelerinden dolayı ödüllendirmiştir. Beyinlerimiz zaman içinde gelişerek başkalarının ne düşündüğünü, hissettiğini anlamak, bireyler arasında sosyal bağlar oluşturarak bunların devamlılığını sağlamak üzere bir üst modele evrilmiştir. Böylelikle sosyalleşmek biyolojimizin bir parçası halini almıştır. O dönemde insanlar 50 ile 150 kişilik bir grup içerisine doğar ve hayatlarının sonuna kadar bu topluluk içerisinde kalırdı. Yeterince beslenebilmek, güvenli bir ortam bulmak, sıcak kalmak ve yavrulara bakmak yalnız başına üstesinden gelebilecek işler değildi. Birlikte kalmak yaşamı, yalnız kalmak ise ölümü getiriyordu. Bu nedenle başkalarıyla geçinmek çok önemliydi. Atalarımız için en büyük tehdit aslanlar tarafından yenmek değil, bulunduğu sosyal çevreye ayak uyduramayıp dışlanmaktı. Bunu engellemek adına vücudumuz ‘sosyal acı’yı yarattı.Sosyal acı reddedilmeye karşı geliştirdiğimiz evrimsel bir adaptasyondur. Bunu, dışlanmanıza neden olacak davranışları durdurduğunuzdan emin olacak bir erken uyarı sistemi olarak düşünebilirsiniz. Reddedilmeyi acı şekillerde tecrübe eden atalarımızın davranışlarını değiştirmeleri daha olasıydı. Bu sayede değişmeyi başaranlar kabilede kalırken, değişmeyenler de buradan kovulup muhtemelen öldüler. Reddedilmek işte bu yüzden acıdır. Tabii, aynı şekilde yalnızlık da. Bizi bir arada tutan bu mekanizma, insanlık tarihinin büyük kısmında işe yaramıştır. Ta ki insanlar kendileri için yeni dünyalar inşa etmeye başlayıncaya kadar. Bugün çevremizde rastladığımız bu yalnızlık salgını, Rönesans ile birlikte baş göstermiştir. Aydınlar Orta Çağ kolektivizminden uzaklaştıkça, Protestan teolojisi bireysel sorumluluğu ön plana çıkarmış ve batı kültürü bu dönemde bireye odaklanmaya başlamıştır. Sanayi devrimiyle birlikte hızlanan bu eğilimde insanlar iş sahibi olup fabrikalara girebilmek için tarlalarını, köylerini terk etmişti. Yüzyıllar boyu bir arada bulunmuş topluluklar, şehirlerin yükselmesiyle ortadan kaybolmuştu. Dünyamız git gide modernleşti ve hayatta kalmak için bizler de buna ayak uydurduk. Artık yeni işler, yeni aşklar, yeni eğitimler için muazzam mesafeler kat ediyor, sosyal ağlarımızı ardımızda bırakıyoruz. Bu süreçte daha az insanla tanışıp, onlarla eskiden olduğundan daha az görüşüyoruz. Aslında çoğu insan kronik yalnızlık ile tesadüfen karşılaşır. Yetişkinliğe ulaştığınızda üniversite, iş, romantizm, çocuklar derken hiçbir şeye yeterli zamanınız kalmaz. Bu durumda da en kolay gözden çıkaracağınız şey arkadaşlarınızla geçireceğiniz zamandır. Sonra bir gün yataktan fırlarsınız ve tüm bu olup bitenler kafanıza dank ediverir. Birileriyle bağ kurmanız gerektiğini hissedersiniz. Ama artık yetişkin olduğunuzdan birileriyle yakın ilişki kurmak daha zorlaşmıştır ve yalnızlık içinize daha fazla yerleşir. Yalnızlık hali bizi gerçek anlamda içten içe bitirmeye yetecek güçtedir. Yapılan araştırmalarda yalnızlığın bizi daha hızlı yaşlandırdığı, kanseri daha ölümcül hale getirdiği, Alzheimer’ı daha hızlı geliştirdiği ve bağışıklık sistemini zayıflattığı ortaya konmuştur. Yani yalnızlık, günde bir paket sigara içmek kadar ölümcüldür. Yalnızlığın en tehlikeli tarafı ise, kronik hale geçtikten sonra kendi kendine devam edebilir olması. Fiziksel ve sosyal acı beynimizde ortak yolaklara sahiptir. İkisi de tehdit olarak algılanır ve sosyal acı tetiklendiğinde bizi acil şekilde korunmacı bir tutum almaya yöneltir. Kronik yalnızlık durumunda, beyniniz kendisini koruma moduna alır. Her yerde tehlike ve düşmanlık sezmeye başlar. Beyniniz çevresindeki sosyal sinyallere çok daha duyarlı ve her şeyi algılamaya niyetli olduğundan, bu sinyalleri doğru yorumlayamamaya başlar. Etrafa dikkat kesilir ama kimseyi anlamlandıramazsınız. Beyninizde yüz mimiklerini tanımlayan kısım da giderek bozulmaya başlamıştır. Tarafsız, sizinle ilgisi olmayan yüzler size zarar verecekmiş gibi gelir. Kimseye güveniniz kalmamıştır. Yalnızlık, başkalarının size karşı olan niyetleri hakkında en kötüsünü düşünmenize neden olur. Beyniniz tarafından algılanan bu düşmanca ortam, kendinizi korumak adına sizi daha içe dönük bireylere dönüştürür. İnsanlar tarafından gerçekte olduğundan daha soğuk, düşmanca ve sosyal açıdan tuhaf biri olarak gözükmenize sebep olur. Şu durumda sormamız gereken soru şu: Bu durumdan nasıl kurtulabiliriz? Eğer ki yalnızlık hayatınızda ciddi anlamda yer etmeye başlamışsa, içinde bulunduğunuz kısır döngüyü tanımlayarak işe başlayabilirsiniz. Tecrübelerimden bu döngünün şu şekilde işlediğini söyleyebilirim: Kendinizi soyutladıkça, başkalarıyla olan olumsuz etkileşimlere (Burada illaki birinin size karşı kötü davranışlarından söz etmiyorum. Ör; Uzaktan birisi size doğru el sallamıştır. Siz de bunu üzerinize alıp karşılık verirsiniz ama o kişi aslında arkadaşına el sallamıştır. Normalde gülüp geçmek yerine bu yüzden kendinizi suçlar, sinirlenir, utanır, sıkılırsınız.) daha çok odaklanmaya başlarsınız.Sosyal acı olarak hissettiğiniz şey yerini gerginlik ve üzüntüye bırakır. Bu durum düşüncelerinizi hem kendiniz hem de başkaları için olumsuz bir hale getirerek davranış biçiminizi değiştirmeye başlar. Sosyal etkileşimden kaçınan bireyler halini alırsınız ki bu da daha fazla dışlanmışlık duygusuna yol açar. Bu döngü her seferinde daha da şiddetli gerçekleşir, kaçınılması imkânsız bir hale gelir. Yalnızlık sizi sınıftakilerden uzakta oturmaya, arkadaşlarınız aradığında cevap vermemeye, davetleri reddetmeye iter, ta ki artık davet edilmeyene kadar… Hepimizin bir hikâyesi var. Eğer kendi hikâyenizde insanların sizi dışladığını düşündüğünüz bir noktaya gelmişseniz, insanlar da buna göre hareket etmeye başlar. Böylece dış dünyanız, sizin onu hissettiğiniz şekle dönüşüverir. Bu durum yıllarca sürebilen, yavaş ve korkunç bir süreçtir. Sürecin sonunda sizi bekleyen şey genellikle depresyondur ve artık isteseniz bile ilişki kurmanızı engelleyen psikolojik bir hastalığın pençesindesinizdir. Bundan kaçınmak için yapacağınız ilk şey yalnızlığın tamamen normal bir duygu olduğunu, utanılacak bir şey olmadığını kabul etmektir. İlk cümlemde de söylediğim gibi, herkes zaman zaman kendini yalnız hisseder, evrensel bir deneyimdir bu. Bu duyguları görmezden gelmenin size hiçbir faydası olmayacak. İçinde bulunduğunuz durumu kabul edin ve buna sebep olan şeyden kurtulmaya çalışın. Dikkatinizi neye odakladığınızı kendi kendinize inceleyip, özellikle olumsuz şeylere odaklanıp odaklanmadığınızı kontrol etmeye çalışın. Mesela; arkadaşınızla bir durum yaşadınız. Düşünün; bu durum gerçekten olumsuz muydu? Ya da aslında fazla üstünde durulmayacak, sıradan bir şey miydi? Arkadaşınız ne söylemişti? Söylediği şey kötü müydü? Ya da sözlerinden başka anlamlar çıkarmayı mı seçmiştiniz? Belki de arkadaşınız olumsuz bir tepki vermiyordu. Aklındaki başka bir düşünceyle meşguldü. Başkalarının sizin için en kötüsünü istediğini düşünüyorsanız, içinde girdiğiniz bir ortamlar ilgili peşin hükümlü iseniz, diğerlerinin sizi istemediğini varsayıyorsanız, incinmekten kaçınıyor ve başkalarına açılmaktan çekiniyorsanız… Diğer insanlar hakkında kötü düşünmemeye çalışabilir misiniz? Onların aslında size karşı olmadığını varsayabilir misiniz? Başkalarına açılmayı, incinmeyi göze alabilir misiniz? Arkadaşlarınızla birlikte olma fırsatından kaçınıyorsanız, davetleri geri çevirmek için kendinizce bahanelere sığınıyorsanız, kendinizi korumak adına arkadaşlarınızı kendinizden uzaklaştırıyorsanız... Gerçekten yeni ilişkiler edinmeye çalışabilir misiniz yoksa halinizden memnun musunuz? Bahaneler üretmek yerine arkadaşınla güzel bir zaman geçirmeyi deneyebilir misiniz? Her insanın durumu, kendine özgü ve birbirinden çok farklı elbette. Sadece bu şekilde gözlemleyerek bir sonuca varamayabilirsiniz. Böyle bir durumda lütfen profesyonel yardım almaya gayret gösterin. Psikolojik yardım almanız asla bir zayıflık belirtisi değildir, aksine bir cesaret göstergesidir. Bu bağa her zamankinden fazla ihtiyaç duyuyoruz artık. Hiçbir zaman yalnızlık çekmemeniz dileğiyle. Keyifli okumalar…   Manga Adı Bölüm Çevirmen Editör Again!! 21 Ageha Eva Arrogant Ceo: Wife Hunter 2-8 Sumire Luka (ArazNovel) Ashi Girl 36 Cain Eva Guomin Laogong Dai Huijia 53-56 Zompir Zompir
devamını oku 
Öyle
Merhaba, yine güncel yaz dediler o yüzden yine bir şeyler anlatmaya çalışıp kesinlikle anlatmayacağım. Gününüzün geri kalanı güzel geçsin diye buraya yine bir megumin gifi bırakıyorum. Son birkaç haftadır tek yaptığım şey oyun oynamak o yüzden anlatacak çok bir şeyim de yok. Arada yaz okulunda kaldığım iki dersi verdim, ikisi de birbirinden beterdi ve kurtulduğum için cidden mutluyum. Ayrıca eğer 18 yaş üstündeyseniz ve mideniz de gore kaldırabiliyorsa, "The Boys" izleyin. Sanırım baya bir süredir izlediğim en iyi diziydi. Trailer falan izlemeden, konusunu bir ufak okuyup girişin. Hatta ufak buraya yazayım. Dizi evreninde süper kahramanlarımız; herkese kendilerini iyi gibi gösterirken aslında para, şöhret ve seksle kafayı bozmuş bir şekilde yaşayıp onları insanlara pazarlayan bir şirkette çalışıyorlar. Süper kahraman mağduru olan "the boys" ekibimiz de, onların gerçek yüzünü ortaya çıkarmaya çalışıyor. Ve her mutsuz hissettiğinizde bir yenidena [embed]https://www.youtube.com/watch?v=RsQ_09ys1nU[/embed] Sumire notu: Bartender serisini bıraktık. Devam etmeyecektir. Bekleyenlerine duyurulur. Manga Adı Bölüm Çevirmen Editör Temizleme Ake no Tobari 154-155 Güncel Mayu Eva Arrogant CEO: Wife Hunter 1-YENİ SERİ Sumire Luka (ArazNovel - Ortak proje) Catma OneShot Fuwa Fuwa Gilbert Guomin Laogong Dai Huijia 50-52 Zompir Zompir Hajimete Tanabiku OneShot Luciddream Gilbert FlameWalker Sherlock Holmes 9 Eternal Gilbert T-sensei 30-31 Güncel Mayu Eva Window Beyond Window 26 Fuwa Fuwa Kim Joon(EvanescoCrew - Ortak)
devamını oku